10 Aralık 2009 Perşembe
6 Eylül 2009 Pazar
Wrexham, (JD Wetherspoon)
Yaklaşık dört saattir JD Wetherspoon (http://www.jdwetherspoon.co.uk/pubs/pub-details.php?PubNumber=386) 'da oturuyorum. Uzun süredir tamamlayamadığım işlerimi bitirmek için. Bu süre içinde bir allahın kulunun cep telefonu çalmadı ve hiç kimse bağıra bağıra cep telefonuyla biriyle konuşmadı.
24 Ağustos 2009 Pazartesi
FF diyorlar ona kısaca,
Bulaşmıyayım dedim ama nedir bu Sosyal Medya olayı girdap gibin elini kaptırdın mı kolu bırak bedenen içindesin. A o ne yazmış, aman ona Like buna comment derken off off :)
3 Ağustos 2009 Pazartesi
Trafik canavarı ve Azrail,
Hafta sonu güzel başlamıştı. Cumartesi günü saat biraz geçte olsa Saroz'a doğru yola çıkabilmiştik. Saroz'da her şey çok güzeldi. Dönüş yoluna çıktığımızda küçük bir mola vermek amacıyla benzin istasyonuna girdik. Tuvalet tek olduğu ve içerideki arkadaş çıkmak bilmediği için biraz beklemek zorunda kaldık. Beklerken marketten bir şeyler alıp akabinde yola devam ettik. Aldığım içeceği açarken önümüzdeki trafiğin akmadığını fark ettik. Bir aksilik vardı. Semih'le birlikte doğal Türk dürtülerinin verdiği merak duysundan aldığımız güçle arabadan çıktık ve olay mahalline doğru yürmeye başladık.
Yaklaşık 400 - 500 metre sonra gördüğümüz manzara hiçte iç açıcı değildi. İki minibüs yola dik şekilde duruyordu ve yerde yaralılar vardı. Sanırım kaza olalı 5-10 dakika olmuştu. Olayları ya tv haberleri, film karesi veya gazetelerin üçüncü sayfalarından görmüş olan ben orada tüylerim diken diken olmuş ve yutkunurken ayakta kala kalmıştım. İnsanlar ve eşyaları etrafa dağılmıştı. Yerde hafif tombul 12-13 yaşlarında bir çocuk ağlıyordu. Biraz ilerisinde daha sonradan vefat ettiği anlaşılan 50-55 yaşlarında bir amca yatıyordu.
Çocuğun yanına gidip bir şeyi olup olmadığını sordum. Rahat konuşabiliyordu ama ağlamalarının arasından anlayabildiğim kadarıyla sadece sağ ayağında bir ağrı vardı. Polis bizden hemen sonra geldi. 5-10 dakika geçmeden de ambülanslar birer birer gelmeye başladı. Mavi gözlü hafif toplu çocuğu önce oturduğu yerden kaldirip daha rahat bir yere aldım, önünde yatan akrabası için yapılacak bir şey kalmamıştı Allah günahlarını affetsin diye dua etmekten başka. Sonra arkada başka bir minibüsün daha olduğunu gördüm sol tarafı sanki kağıt yırtarmışcasına açılmış.
112 personelinin gelmesiyle birlikte daha hummalı bir çalışma başladı. Sonrasında itfaiye araçta sıkışan bir yaralıyı kurtarmak için uğraşıyordu. Ne filmler ne haberler olayın ortasında ölümle boğuşan ve yaşama tutunmaya çalışan insanların arasında gözlerim dolmuş ve en son vefat eden küçük kızı da görünce onun günahı neydi Allah'ım yaşayacak çok şeyi vardı, dercesine gökyüzüne bakarken buldum kendimi.
Yaralılar ambülanslara bindirildikten sonra biz de aracımıza doğru yürüyorduk ve araca binerken arkadaki kendini bilmez şahsiyet kornaya bastı. Kısa bir bilgi zaten trafiği tek şerit karşı yöne vermişler biz oradayız ayrıca ne sol ne sağ ilerlemiyor sadece önümüzde yarım arabalık bir boşluk var. İşte o kornayı çalan kendini bilmez varlık 1,5 - 2 metre için çalıyordu kornayı. Kendisine avazım çıktığı kadar bağırınca yaptığı salaklığı sanırım anladı. Zaten o kısa mesafeyi de gidince bulunduğumuz yerde 5-6 dakika daha bekledik.
Yola devam ederken kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Radyo kapalı sadece motorun gürültüsüyle bir sonraki benzin istasyonuna kadar gittik. Orada konuşurken yine biraz isyankar bir tonda neden dedim. Gönül Allahın işine karışılmaz dedi. Bu Allahın işi olmaz dedim, bu düpe düz cahillik adı ne olursa olsun (Sürat, Alkol, Uykusuzluk vs). Trafikte insanlar iyice vahşileşiyor. İki saniye beklemek yok hemen kormaya basmalar, pencereden el işareti yapmalar, sarı ışıkta selektörler vs . Yayalar onlara kimse yol vermediği için sürekli kendini yola atıyor araçlar sılalom yaparak yanlarından geçiyor ve sonuçta birer istatistiksel veri http://www.trafiklife.com/yeni/modules.php?name=News&file=article&sid=318 oluyorlar devletin gözünde. Sevenleri ise oları bir daha hiç sarılıp koklayamacağı çocukları, öpüp okşayamacağı eşleri, bayramlarda ev değil kabir ziyareti yapacakları anne/babaları olarak hatırlıyor olacaklar her duvarda duran fotoğraflarına baktıklarında veya yolda aynı isimde bir seslenişi duyduklarında. Bir de sakat kalıp hayatına devam etmek zorunda olanlar var ki Allah onlara ve ailelerine de sabır, güç ve kuvvet versin.
Giderken düşündüm, ilk benzin istasyonuna uğramasaydık yada tuvelette oyalanan biri olmasaydı ve 3-5 dakika erken çıksaydık. Belki bu kazayı hiç görmeden gidecektik sadece bizim için üçüncü sayfa haberi olacaktı "Allah rahmet eylesin." diyeceğimiz. Belki de kazanın bir parçası olacaktık karşı şeritten gelip o iki minibüse çarpan aracın yanında bir yerlerde ama hiç biri olmadı biz kaza yerine beşyüz metre uzaklıkta ve gidene kadar trafik cavarı kurbanlarını belirlemiş, Azrail'de üstüne düşen görevi yapmıştı. Umarım hastahaneye kaldırılan yaralılardan ölen olmaz ve Azrail hastahane kapısından eli boş döner.
Çoğumuz yaşarken ölümün bizden çok uzakta olduğunu düşünüyor. Hatta ölüm kelimesi aklımızdan geçmiyor ve geçene de sen ne kadar olumsuz düşünüyorsun diyoruz. Sonrasında dünyevi hırslar, koşturmacalar, yalanlar, insanları kırmalar, hak yemeler, adam kayırlamalar. Para, itibar ve mevki uğruna taklalar atmalar ve seviyesizlik diz boyu hatta bazen boy veriyor insanlar ne kadar seviyesiz olduklarını gösterebilmek için. Sonra bir gün ölüm buluyor insanı, kendi hatasında bile değil karşı şeritte giden bir aracın kontrolünü kaybetmesi sonucu senin aracına çarpmasıya. Milyarlarca lira verdiğin aracına yüz küsur kilometre ile çarpınca NCAP teslerinin de bir yanılma payı olabileceğini anlıyorsun ve şanslı isen hastahane sonrası eve şansın yağver gitmemişse hastahane sonrası bodrum kata (genelde morgu oraya yapıyorlar) gidiyorsun. Burada artık neye inandığının hiç önemi yok Müslüman mısın, Hristiyan mısın yoksa Budist mi ? hiç önemli değil artık sen bir ölüsün gerisi inandığın Allah'la senin aranda.
Peki ya hiç düşündün mü ? ya o sensen bulunduğu şeritten hava yağmurlu olduğu için ve hızlı gittiğinden dolayı kontrolü kaybedip A sınıfı arabasıyla karşı şeride geçip C sınıf araç sahibi ve yanında oturan eşinin ölümüne sebep olan ? hiç mi vicdanın sızlamaz, suçluluk duymazsın? İşte o zaman keşke işe yaramaz, milyarları versen de o cansız bedenler sana merhaba diyemez. Dilediğin özlürleri kabul edemez.
Bu yazıyı sonuna kadar okuyabilmiş birileri varsa ve bana kalkıp Cumhur olayı çok dramatize etmişsin diyorsa ondan ricam bir morga gitsin ve trafik kazasında vefat etmiş ölünün elini sıksın, adını sorsun ona sonra yüzündeki ifadeye baksın tabi eğer kazadan sağlam çıkmış bir yüzü varsa. O kişin ailesini arasında ben sizin oğlunuzu/kızınızı ziyaret ettim desin.
Her yıl binlerce insan ölürken trafik kazalarında, biz de uyuyalım gözlerimiz açık ilkel beyinimizin önderliğinde.
Kendinize iyi bakın, ölmeyin öldürmeyin, mümkünse yaşatmaya da özen gösterin.
Cumhur
Yaklaşık 400 - 500 metre sonra gördüğümüz manzara hiçte iç açıcı değildi. İki minibüs yola dik şekilde duruyordu ve yerde yaralılar vardı. Sanırım kaza olalı 5-10 dakika olmuştu. Olayları ya tv haberleri, film karesi veya gazetelerin üçüncü sayfalarından görmüş olan ben orada tüylerim diken diken olmuş ve yutkunurken ayakta kala kalmıştım. İnsanlar ve eşyaları etrafa dağılmıştı. Yerde hafif tombul 12-13 yaşlarında bir çocuk ağlıyordu. Biraz ilerisinde daha sonradan vefat ettiği anlaşılan 50-55 yaşlarında bir amca yatıyordu.
Çocuğun yanına gidip bir şeyi olup olmadığını sordum. Rahat konuşabiliyordu ama ağlamalarının arasından anlayabildiğim kadarıyla sadece sağ ayağında bir ağrı vardı. Polis bizden hemen sonra geldi. 5-10 dakika geçmeden de ambülanslar birer birer gelmeye başladı. Mavi gözlü hafif toplu çocuğu önce oturduğu yerden kaldirip daha rahat bir yere aldım, önünde yatan akrabası için yapılacak bir şey kalmamıştı Allah günahlarını affetsin diye dua etmekten başka. Sonra arkada başka bir minibüsün daha olduğunu gördüm sol tarafı sanki kağıt yırtarmışcasına açılmış.
112 personelinin gelmesiyle birlikte daha hummalı bir çalışma başladı. Sonrasında itfaiye araçta sıkışan bir yaralıyı kurtarmak için uğraşıyordu. Ne filmler ne haberler olayın ortasında ölümle boğuşan ve yaşama tutunmaya çalışan insanların arasında gözlerim dolmuş ve en son vefat eden küçük kızı da görünce onun günahı neydi Allah'ım yaşayacak çok şeyi vardı, dercesine gökyüzüne bakarken buldum kendimi.
Yaralılar ambülanslara bindirildikten sonra biz de aracımıza doğru yürüyorduk ve araca binerken arkadaki kendini bilmez şahsiyet kornaya bastı. Kısa bir bilgi zaten trafiği tek şerit karşı yöne vermişler biz oradayız ayrıca ne sol ne sağ ilerlemiyor sadece önümüzde yarım arabalık bir boşluk var. İşte o kornayı çalan kendini bilmez varlık 1,5 - 2 metre için çalıyordu kornayı. Kendisine avazım çıktığı kadar bağırınca yaptığı salaklığı sanırım anladı. Zaten o kısa mesafeyi de gidince bulunduğumuz yerde 5-6 dakika daha bekledik.
Yola devam ederken kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Radyo kapalı sadece motorun gürültüsüyle bir sonraki benzin istasyonuna kadar gittik. Orada konuşurken yine biraz isyankar bir tonda neden dedim. Gönül Allahın işine karışılmaz dedi. Bu Allahın işi olmaz dedim, bu düpe düz cahillik adı ne olursa olsun (Sürat, Alkol, Uykusuzluk vs). Trafikte insanlar iyice vahşileşiyor. İki saniye beklemek yok hemen kormaya basmalar, pencereden el işareti yapmalar, sarı ışıkta selektörler vs . Yayalar onlara kimse yol vermediği için sürekli kendini yola atıyor araçlar sılalom yaparak yanlarından geçiyor ve sonuçta birer istatistiksel veri http://www.trafiklife.com/yeni/modules.php?name=News&file=article&sid=318 oluyorlar devletin gözünde. Sevenleri ise oları bir daha hiç sarılıp koklayamacağı çocukları, öpüp okşayamacağı eşleri, bayramlarda ev değil kabir ziyareti yapacakları anne/babaları olarak hatırlıyor olacaklar her duvarda duran fotoğraflarına baktıklarında veya yolda aynı isimde bir seslenişi duyduklarında. Bir de sakat kalıp hayatına devam etmek zorunda olanlar var ki Allah onlara ve ailelerine de sabır, güç ve kuvvet versin.
Giderken düşündüm, ilk benzin istasyonuna uğramasaydık yada tuvelette oyalanan biri olmasaydı ve 3-5 dakika erken çıksaydık. Belki bu kazayı hiç görmeden gidecektik sadece bizim için üçüncü sayfa haberi olacaktı "Allah rahmet eylesin." diyeceğimiz. Belki de kazanın bir parçası olacaktık karşı şeritten gelip o iki minibüse çarpan aracın yanında bir yerlerde ama hiç biri olmadı biz kaza yerine beşyüz metre uzaklıkta ve gidene kadar trafik cavarı kurbanlarını belirlemiş, Azrail'de üstüne düşen görevi yapmıştı. Umarım hastahaneye kaldırılan yaralılardan ölen olmaz ve Azrail hastahane kapısından eli boş döner.
Çoğumuz yaşarken ölümün bizden çok uzakta olduğunu düşünüyor. Hatta ölüm kelimesi aklımızdan geçmiyor ve geçene de sen ne kadar olumsuz düşünüyorsun diyoruz. Sonrasında dünyevi hırslar, koşturmacalar, yalanlar, insanları kırmalar, hak yemeler, adam kayırlamalar. Para, itibar ve mevki uğruna taklalar atmalar ve seviyesizlik diz boyu hatta bazen boy veriyor insanlar ne kadar seviyesiz olduklarını gösterebilmek için. Sonra bir gün ölüm buluyor insanı, kendi hatasında bile değil karşı şeritte giden bir aracın kontrolünü kaybetmesi sonucu senin aracına çarpmasıya. Milyarlarca lira verdiğin aracına yüz küsur kilometre ile çarpınca NCAP teslerinin de bir yanılma payı olabileceğini anlıyorsun ve şanslı isen hastahane sonrası eve şansın yağver gitmemişse hastahane sonrası bodrum kata (genelde morgu oraya yapıyorlar) gidiyorsun. Burada artık neye inandığının hiç önemi yok Müslüman mısın, Hristiyan mısın yoksa Budist mi ? hiç önemli değil artık sen bir ölüsün gerisi inandığın Allah'la senin aranda.
Peki ya hiç düşündün mü ? ya o sensen bulunduğu şeritten hava yağmurlu olduğu için ve hızlı gittiğinden dolayı kontrolü kaybedip A sınıfı arabasıyla karşı şeride geçip C sınıf araç sahibi ve yanında oturan eşinin ölümüne sebep olan ? hiç mi vicdanın sızlamaz, suçluluk duymazsın? İşte o zaman keşke işe yaramaz, milyarları versen de o cansız bedenler sana merhaba diyemez. Dilediğin özlürleri kabul edemez.
Bu yazıyı sonuna kadar okuyabilmiş birileri varsa ve bana kalkıp Cumhur olayı çok dramatize etmişsin diyorsa ondan ricam bir morga gitsin ve trafik kazasında vefat etmiş ölünün elini sıksın, adını sorsun ona sonra yüzündeki ifadeye baksın tabi eğer kazadan sağlam çıkmış bir yüzü varsa. O kişin ailesini arasında ben sizin oğlunuzu/kızınızı ziyaret ettim desin.
Her yıl binlerce insan ölürken trafik kazalarında, biz de uyuyalım gözlerimiz açık ilkel beyinimizin önderliğinde.
Kendinize iyi bakın, ölmeyin öldürmeyin, mümkünse yaşatmaya da özen gösterin.
Cumhur
31 Temmuz 2009 Cuma
Dün,
Dün dünde kalmadı. Bende çok şey bıraktı. Enteresan bir gündü. Halbuki çok alelade başlamıştı bitişini bilmeden.
Yaşamaya devam ediyorum, bildiklerimin gölgesinde öğreneceklerimin izinde.
Yaşamaya devam ediyorum, bildiklerimin gölgesinde öğreneceklerimin izinde.
12 Temmuz 2009 Pazar
Sen biraz daha dikkali seç
Sertan'nın düğünü olduğu gün kuafördeyiz. Sahibi sayısal oynamış elinde görünce ben de sordum sayısal lotocunun yerini. Tarif etti, gittim oynattım makinaya.
Vakit yokluğundan bugün kontrol edebildim.
4 Temmuz 2009
sayısalda 9 24 26 32 41 49 a çıkmış
ben de 9 24 25 32 43 48 güler misin ağlar mısın?
Neyse, vermeyince mabut neylesin Mahmut.
Vakit yokluğundan bugün kontrol edebildim.
4 Temmuz 2009
sayısalda 9 24 26 32 41 49 a çıkmış
ben de 9 24 25 32 43 48 güler misin ağlar mısın?
Neyse, vermeyince mabut neylesin Mahmut.
11 Temmuz 2009 Cumartesi
Mutluluk,
Mutluluk ağaçta yetişen bir meyve olsaydı, yine de biz onu taşlayarak düşürmeye çalışırdık. Neyin kıymetini bildik ki kaybetmeden önce düşlerimizi ve küçükken yüzümüzdeki masum gülüşlerimizi.
Zaman sonsuz deseler sana inanma! sonludur zaman özellikle çok sevdiğin zaman. Sevdiklerin birer birer ölür sen üzülürsün, sen ölürsün sevdiklerin üzülür. Bu sinsile böyle devam eder sonlu zamanlarında insanın miras kalan acıları vardır. Sen acıları büyüklerinden alır küçüklerine miras bırakırsın.
Ümitlerini kırmadan yoluna devam et ki o da kendine gidecek bir yol bulsun.
Zaman sonsuz deseler sana inanma! sonludur zaman özellikle çok sevdiğin zaman. Sevdiklerin birer birer ölür sen üzülürsün, sen ölürsün sevdiklerin üzülür. Bu sinsile böyle devam eder sonlu zamanlarında insanın miras kalan acıları vardır. Sen acıları büyüklerinden alır küçüklerine miras bırakırsın.
Ümitlerini kırmadan yoluna devam et ki o da kendine gidecek bir yol bulsun.
10 Temmuz 2009 Cuma
Sıcak,
Aslında doğal Temmuz ayında insan daha ne bekler. Bir haftalık Belçika tecrübesinden sonra biraz daha serin bekler. Sabahın altısı kardeşim bu kadar sıcak olur mu ?
9 Temmuz 2009 Perşembe
Dönerken,
Hep böyle oluyor bir Avrupa ülkesinden dönerken ama dönüyorum yine karmaşanın ortasına. Bekle beni İstanbul bu sefer seni yeneceğim. :)
7 Temmuz 2009 Salı
Belçika, Antwerp.
Tam çıkmaya niyetleniyorum dışarısı birden daha ıslak güzüküyor güzüme, iniyor yine damlalar bu güzel Temmuz gününde. Bir de alel acele geldiğiminin Belçikasında elimdeki yegane giyecek Threadless tshirtlerim. Her zaman hazırlıklı gelirim ama bu sefer hazırlıksız yakalandım. Neyse yağmur da güzeldir ben müsadenizle biraz ıslanıp geliyorum.
Windows'ta hibernate sorunsali,
Google'a soracagim ama ben sıkıldım bu çatlak patlak Windows'la uğraşmaktan hibernate et diyorum. Ok çok güzel ama kapanmış numarası yapıp sonra tekrar açılıyor. Sonra hadi kalk yattığın yerden tekrar uğraş. Windows 10 çıksın ona geçeceğim.
5 Temmuz 2009 Pazar
Tesadüf,
Bugün yaşadığım tesadüften sonra artık ne olsa şaşırmam :)
Tesadüf eseri seni sevmeye başladım hayat. İnşallah daha çok şeyler yaşayacağız seninle.
Tesadüf eseri seni sevmeye başladım hayat. İnşallah daha çok şeyler yaşayacağız seninle.
2 Temmuz 2009 Perşembe
Kime ?
Öküz öldü, sucuk oldu yine beni çağırmadınız. Zaten çağırmış olsaydınız da ben vejeteryan olmuştum İsa'dan sonra yemecektim. Sadece bencilliğinizedir serzenişim.
1 Temmuz 2009 Çarşamba
Google Voice,
"Google her yerde." Google'ın kurulduğundan bugüne mottosu bu olsa gerek. Devreye aldığı servislerle hayatımızı kolaylaştıran Google artık telefon servislerinde de var. Google Voice servisi, şu an sadece davetiye ile üye alıyor ama yakın bir tarihte davetiyesiz de hizmet verir olacak.(Bkz:Gmail)
Servisin temel işlevi, iş, ev , cep iş, cep özel gibi size ait telefon numaralarını tek bir Google numarasi altında toplayıp size voice mail, istenmeyen numaraların bloklanması vs gibi katma değerli hizmetler vermek. Google bu servis vermek için 2007 yılında GrandCentral firmasını bünyesine katmıştı. (Bkz:http://www.informationweek.com/news/internet/showArticle.jhtml?articleID=200800003
Konuyla ilgili MSNBC'de yayınlanmış habere ve Google Voice'un resmi sitesine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/31542107#31542107
http://www.google.com/googlevoice/about.html
Cumhur
Servisin temel işlevi, iş, ev , cep iş, cep özel gibi size ait telefon numaralarını tek bir Google numarasi altında toplayıp size voice mail, istenmeyen numaraların bloklanması vs gibi katma değerli hizmetler vermek. Google bu servis vermek için 2007 yılında GrandCentral firmasını bünyesine katmıştı. (Bkz:http://www.informationweek.com/news/internet/showArticle.jhtml?articleID=200800003
Konuyla ilgili MSNBC'de yayınlanmış habere ve Google Voice'un resmi sitesine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/31542107#31542107
http://www.google.com/googlevoice/about.html
Cumhur
iletisimsizlik,
Sol tarafımda dış aramaya kapalı bir ev telefonu var, sağ tarafımda çekmeyen bir Avea telefon.
Yıl 2009 mevsim yaz ve çok sıcak. Şirkete VPN yapıp softphone ile konuşmakta bir çözüm yada pencereyi açıp posta güvercinlerini kullanmakta.
Tez zamanda gsm servis sağlayıcı değişe. Mümkünse O2 ya geçmek istiyorum :)
Yıl 2009 mevsim yaz ve çok sıcak. Şirkete VPN yapıp softphone ile konuşmakta bir çözüm yada pencereyi açıp posta güvercinlerini kullanmakta.
Tez zamanda gsm servis sağlayıcı değişe. Mümkünse O2 ya geçmek istiyorum :)
29 Haziran 2009 Pazartesi
28 Haziran 2009 Pazar
Bazen,
Duydukların doğru bile olsa inanmak istemezsin ama ne kadar inanmak istemesen de onlar ansızın çıkar karşına. İşte o zaman direnmeyeceksin :) rezistans göstermeye hiç gerek yok "Hataları tecrübe etmek salaklara mahsustur." demiş bir ünlü Japon büyüğü.
Mümkünse yapılmamış hatalar yap yada yapılmışların üstünden geçmeyi bırak....
Mümkünse yapılmamış hatalar yap yada yapılmışların üstünden geçmeyi bırak....
27 Haziran 2009 Cumartesi
Yeniden başlasın.
Bazen uyanmak istemez insan. Hatta dönüp durur yatakta, sanki kalmazsa yataktan dün arkasında bıraktığı sorunları onu beklemeden gidecektir.
Canım ülkemde hayat eşittir sorun olduğu için arada kendimi yatağa bağlayasım geliyor.
Son günlerde, hayata biraz daha olumlu bakabilmek için ne olursa olsun "Yeniden başlasın" diyorum.
İstanbul'dan sevgiler.
Canım ülkemde hayat eşittir sorun olduğu için arada kendimi yatağa bağlayasım geliyor.
Son günlerde, hayata biraz daha olumlu bakabilmek için ne olursa olsun "Yeniden başlasın" diyorum.
İstanbul'dan sevgiler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)